Migren

Migren tedavisiz bırakılırsa yaşam kalitesini ciddi derecede bozabilecek ancak uygun tedavilerle rahatlıkla kontrol altına alınarak rahatsız etmeyecek derecelere indirgenebilen, sıklıkla baş ağrısı, baş dönmesi ve görme bozuklukları ile kendini gösteren bir hastalıktır

Migren genetik alt yapısı olan ve aileden geçiş özelliği gösteren, patofizyolojisi (beyinde ne olduğu ve neden geliştiği) net olarak bilinmeyen bir hastalıktır. Aynı şeker hastalığı veya tansiyon hastalığı gibi kesin tedavisi yoktur ancak ilaçlarla makul derecelerde kontrol altına alınabilir, kolayca dayanılabilecek süreye, şiddete ve sıklığa indirgenebilir. Migreni başı boş bırakmanın hayatı çekilmez hale getirme potansiyeli vardır. Migren ne olduğu, nasıl baş edileceği bilindiğinde ve doğru tedavi edildiğinde ise kolayca baş edilir hale dönüştürülebilir.

Stres ve negatif psikolojik durum ağrı ataklarını tetikleyen en sık nedenlerdir. Ayrıca kötü uyku düzeni veya uykusuzluk, aşırı uyuma, genel olarak kötü beslenme (özellikle hızlı kabonhidratlar denilen şeker ve beyaz unlu yiyeceklerden zengin, sebze ve etten fakir diyetler), hareketsizlik, yeterli gün ışığı görememe, uzun süre masa başında çalışma ve yanlış duruş ve oturma pozisyonları, düzeltilmemiş görme bozuklukları gibi kişilerin basit önlemlerle düzeltebilecekleri faktörler de migren atıklarını tetikleyebilir.

Bazı hava şartları, özellikle lodoslu havalar ve bahar ayları, rakım/yükselti değişiklikleri, uçak yolculukları da migren ataklarını tetikleyebilmektedir. Genel beslenmenin içinde olmayan ancak migren ataklarını tetikleyebilecek yiyeceklerin arasında genellikle mayalanarak oluşan peynir, turşu, füme etler gibi yiyecekler, şalgam suyu, bira ve şarap gibi içecekler sayılabilir. Ayrıca kuruyemişler, çikolata, kabuklu deniz ürünleri, sakatatlar da migreni tetiklediği bilinen yiyecekler arasındadır.

Elbette ki migren hastasına bu yiyeceklerin hiçbirini yememesi söylenmemelidir. Çünkü genellikle bu sayılan yiyecek veya içeceklerin sadece birkaç tanesi kişide tetikleme yapar. Migren hastalarına benim önerim bu yiyecek ve içeceklere dikkat etmeleri ve değerlendirmeleridir. Eğer tetiklediğini net bir şekilde fark ederlerse o zaman uzak durma bir önlem olarak değerlendirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki kronik baş ağrısı olan kişilerin psikolojik durumları da doğal olarak bozulmaktadır. Aylardır haftada 2 günden fazla şiddetli baş ağrısı yaşayan hiç kimsenin psikolojisi tamamen normal kalmayacaktır ve kronik ağrı nedeniyle oluşan kronik stres sadece hastaya değil, hastanın yakınında yer alan aile üyeleri, iş arkadaşları ve sosyal çevredeki insanlar gibi çok sayıda diğer kişiyi de olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca psikolojik stres bedensel rahatsızlıkların da zeminini hazırlayacaktır. Bu nedenlerle migren tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır ve başıboş bırakılmamalıdır.

Migren baş ağrılarının tedavisi ağrıların sıklığına, süresine, şiddetine ve kaç yıldır var olduğuna göre hastadan hastaya değişmektedir. Tedavideki ilk basamak her zaman hastalığı tetikleyecek olumsuz yaşam koşullarının düzeltilmesi ile başlar. Daha sonra ise ilaçla tedavi söz konusu olacaktır.

Migren tedavisi psikolojik durumla çok yakından ilişkili olduğundan plasebo etkisini kullanan her türlü yöntem tedavide kısmen etkili olabilir ancak en etkili, en uzun süreli ve zararsız yöntemler doktor kontrolü altında uygulanan, etkinliği belli ve kanıtlanmış yöntemlerdir ve diğer yöntemlerin hiçbirisi bu etkinlik ve güvenilirlik düzeyine ulaşamaz.

Ayrıca unutulmamalıdır ki migren sadece bir baş ağrısı değildir. Baş ağrısı migren hastalığının belirtilerinden sadece biridir. Migren ayrıca görme bozukluğu, baş dönmesi, göz hareketlerinde kısıtlanma, kollarda ve bacaklarda duyu ve güç kaybı gibi başka yakınmalara veya belirtilere de neden olabilir ve hatta özellikle genç kadınlarda inmenin en sık görülen nedenleri arasında yer almaktadır. Migren, beyin MR’ında MS ile karışabilen parlak, küçük, plak benzeri lezyonlara da neden olabilir. Bu nedenlerle migren hastalığını sadece baş ağrısına indirgemek büyük hata olacaktır. Migren hastaları bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Prof. Dr. Burcu Örmeci

Prof. Dr. Burcu Örmeci

Prof. Dr. Burcu Örmeci Whatsapp

Elektrofizyolojik İncelemeler - Prof. Dr. Burcu Örmeci

eKonsey